CineXra

Sefiller

(Les Misérables)

HİKÂYESİ

19. yüzyılın başlarında Fransa'da geçen hikaye, bir somun ekmek çaldığı için katılaşan ve topluma kin besleyen eski mahkûm Jean Valjean’ın özgürlüğüne kavuşmasıyla başlar. Eski bir mahkûm olduğu için toplumdan dışlanan ve kimsenin iş vermediği Valjean, kendisine kucak açan bilge bir piskoposun gösterdiği akılalmaz merhamet ve bağışlama jestiyle hayatını tamamen değiştirmeye karar verir. Kimliğini gizleyerek dürüst, yardımsever bir fabrikacı ve belediye başkanı olur. Ancak geçmişi, takıntılı bir adalet anlayışına sahip olan soğukkanlı müfettiş Javert’in onu tanımasıyla peşini bırakmaz. Valjean, hem Javert'in amansız takibinden kaçmak hem de ölüm döşeğindeki çaresiz bir kadının küçük kızı Cosette’e verdiği babalık sözünü tutmak için Paris’in o karanlık, devrim sancılarıyla çalkalanan sokaklarında amansız bir hayatta kalma mücadelesine girecektir.

IMDb: ⭐ 7.5 / 10

KARAKTERLER

Jean Valjean

Hikayenin merkezindeki, 19 yıllık ağır mahkûmiyetin ardından piskoposun şefkatiyle ruhsal bir aydınlanma yaşayan, doğaüstü kas gücüne ve çelikten bir ahlaka sahip başkarakterdir. Toplumun gözünde bir suçlu olsa da yardıma muhtaç herkes için hayatını tehlikeye atan, vicdanı için yaşayan sarsılmaz bir figürdür. Javert’in amansız takibinden kaçarken Cosette’e koruyucu babalık yapan pratik zekası, fedakarlığı ve muazzam dayanıklılığıyla tüm bu hayatta kalma yürüyüşünün sahadaki asıl beyni ve mekanik kaçış motorudur.

Müfettiş Javert

Kanunları Tanrı'nın emri gibi gören, esneklikten ve merhametten tamamen yoksun, katı bir adalet anlayışına sahip olan takıntılı emniyet müdürüdür. "Bir suçlu her zaman suçludur" inancıyla Jean Valjean’ın peşini yıllarca bir gölge gibi takip eden gözü kara bir güçtür. Suç dünyasına karşı sergilediği o sarsılmaz takipçiliği, kanunlara olan körü körüne bağlılığı ve fiziki bitiriciliğiyle operasyonun sahadaki asıl askeri gücü ve karşı konulmaz kovalayıcısıdır.

Fantine

Küçük kızı Cosette’e bakabilmek için fabrikalarda ölesiye çalışan, ardından dedikodular yüzünden işinden atılınca kızının bakımı için saçlarını, dişlerini satıp sokaklara düşen trajik bir annedir. Valjean’ın vicdanındaki en büyük uyanış noktalarından biridir. Hayatını kaybetmeden önce Valjean’a yüklediği "kızıma sahip çık" sözü, Valjean’ın üzerinde tüm hayatı boyunca taşıyacağı görünmez bir vicdani baskı ve kutsal bir görev oluşturur.

Piskopos Myriel

Valjean evinden gümüş takımları çaldığında bile onu polise ihbar etmek yerine "şamdanları unutmuşsun" diyerek ona hediye eden, kötülüğü sadece katıksız bir sevgiyle yıkan bilge din adamıdır. Valjean’ın ruhundaki o katılaşmış nefreti söküp atan, ona insanlığını ve dürüst bir adam olma yolunu hatırlatan ilk lojistik akıldır. Tüm bu büyük dönüşüm hikayesinin arkasındaki en önemli ruhsal mimar ve yol göstericidir.

FRAGMAN

YORUMLAR

Yorum yapmak için Giriş Yapın

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!