The Walking Dead
HİKÂYESİ
Şerif yardımcısı Rick Grimes, bir görev esnasında uğradığı silahlı saldırı sonucu ağır yaralanarak komaya girer. Haftalar sonra, terk edilmiş ve darmadağın olmuş bir hastane odasında gözlerini açtığında, bildiği modern dünyaya dair hiçbir şeyin kalmadığını fark eder. Etrafta ne doktorlar, ne hemşireler, ne de hayatın olağan akışı vardır; sadece koridorlarda zincirlenmiş kapılar ve etrafa saçılmış cesetler bulunmaktadır. Rick, hastaneden dışarı çıktığında insanlığın amansız, bilinmeyen bir salgın yüzünden çöktüğünü ve ölen herkesin "Aylak" adı verilen, sadece etle beslenen acımasız yürüyen ölülere dönüştüğünü dehşetle öğrenir. Karısı Lori ve oğlu Carl’ın hayatta olup olmadığını bilmeden, ipuçlarını takip ederek Atlanta şehrine doğru tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Rick, yol boyunca kendisi gibi hayatta kalmayı başarmış, farklı karakterlere ve geçmişlere sahip bir grup insanla bir araya gelir. Dizi; bu çaresiz grubun zombilerden kaçma çabasını anlatırken, asıl odağını açlık, barınma ve güvenlik gibi en ilkel sorunlarla karşılaşan insanların nasıl yavaş yavaş kendi ahlaki değerlerini kaybettiğine çevirir. Kaynaklar tükendikçe ve dünya vahşileştikçe, Rick ve grubu hayatta kalmak için sadece aylaklarla değil, insanlığını tamamen kaybetmiş diğer acımasız sağ kalan gruplarla da yüzleşmek zorunda kalacaktır. ⛺

KARAKTERLER

Rick Grimes
Salgın öncesinde Georgia'da kendi halinde, adalete ve yasalara inanan bir şerif yardımcısıdır. Bir görev esnasında vurularak komaya girmesi ve haftalar sonra yapayalnız bir hastane odasında uyanması, onu dünyanın en acımasız gerçeğiyle baş başa bırakır. Rick'in hikayesi, eski dünyanın medeniyet kuralları ile yeni dünyanın vahşi ahlaksızlığı arasındaki o büyük çatışmanın ta kendisidir. Karısını ve oğlunu bulduktan sonra grubun doğal lideri haline gelen Rick, ilk başlarda herkesi koruyabileceğine ve kimsenin elini kana bulamadan hayatta kalabileceğine inanır. Ancak karşılaştığı her insan grubu, uğradığı her ihanet ve kaygıyla kaybettiği her dost, onun içindeki o temiz kanun adamını yavaş yavaş öldürür. Grubunu korumak adına gözünü kırpmadan en vahşi ve en radikal kararları almak zorunda kalan, vicdanı ile hayatta kalma içgüdüsü arasında sıkışıp kalan, dizinin sarsılmaz omurgası ve en büyük liderlik figürüdür.

Shane Walsh
Rick'in salgın öncesindeki şerif ortağı, en yakın can dostu ve Grimes ailesinin adeta ikinci bir üyesidir. Salgının patlak verdiği o ilk dehşet anlarında Rick hastanede komadayken, onun karısı Lori ve oğlu Carl'ı yanına alarak güvenli bir bölgeye kaçırmış ve Atlanta dışındaki ilk kampın liderliğini üstlenmiştir. Shane, Rick'in aksine yeni dünyanın kurallarını çok daha hızlı, çok daha acımasızca kabul eder. Onun felsefesi nettir: "Bu dünyada sadece güçlü olanlar ve merhametini çöpe atanlar hayatta kalır." Rick'in mucizevi bir şekilde kampa geri dönmesiyle hem liderliğini hem de korumak için her şeyi yaptığı Grimes ailesi üzerindeki etkisini kaybetmeye başlar. İçten içe büyüyen bu güç zehirlenmesi, Lori'ye duyduğu takıntılı aşk ve Rick’in insani yöntemlerini zayıflık olarak görmesi, onu grubun en büyük iç tehdidi ve trajik kırılma noktası haline getirir.

Lori Grimes
Rick'in eşi ve Carl'ın annesidir. Dünyanın çöktüğü, iletişimin koptuğu ve hastanelerin zombiler tarafından basıldığı o ilk günlerde, kocasının öldüğünü düşünerek oğlunu korumak adına Shane'in arkasından gitmiştir. Rick'in kampa geri dönmesiyle birlikte kendini akılalmaz bir vicdan azabının, ahlaki bir ikilemin ve iki güçlü liderin arasındaki o sessiz savaşın tam merkezinde bulur. Yeni dünyanın acımasız şartlarında hem bir anne olarak oğlunun çocukluğunu ve masumiyetini korumaya çalışır hem de gruptaki kadınların organizasyonunu üstlenir. Yaşadığı ağır psikolojik travmalar ve aldığı kararlar nedeniyle gruptaki dengeleri, özellikle de Rick ve Shane arasındaki o kaçınılmaz son çatışmayı doğrudan tetikleyen, dizinin en dramatik ve ağır yük taşıyan karakterlerinden biridir.

Daryl Dixon
Salgın öncesi toplumun dışladığı, şiddet eğilimli bir ailede, abisi Merle'ün gölgesinde büyümüş, yabani ve insanlara güvenmeyen bir taşra adamıdır. Ancak medeniyetin çöküşü, onun o güne kadar dışlanan tüm hayatta kalma yeteneklerini grubun en büyük nimetine dönüştürür. Kendine has tatar yayı (arbalet) ile sessizce zombi avlayabilmesi, iz sürme yeteneği ve doğadaki üstün adaptasyonu sayesinde kısa sürede Rick'in en güvendiği sağ koluna evrilir. İlk başlarda hırçın ve gruptan kopuk olsa da, zamanla gruptaki her bireyi kendi ailesi gibi benimser. O konuşmayan, mesafeli ve sert kabuğunun altında, dostları için canını feda etmekten bir an bile tereddüt etmeyecek kadar sarsılmaz bir sadakat, derin bir şefkat ve büyük bir koruma kalkanı barındıran gerçek bir kült efsanedir.

Glenn Rhee
Salgından önce Atlanta sokaklarında borç harç içinde pizza kuryeliği yapan, kimsenin pek de önemsemediği sıradan bir gençtir. Ancak zombilerin şehri istila etmesiyle birlikte, şehrin tüm dehlizlerini, kestirme yollarını ve arka sokaklarını bilmesi onu grubun en hayati "erzak toplayıcısı" konumuna getirir. Rick'i Atlanta'da sıkıştığı o tankın içinden kurtararak hikayenin akışını değiştiren asıl kişidir. İnanılmaz çevikliği, pratik zekası ve en tehlikeli zombi yuvalarına bile korkusuzca girebilen cesaretiyle tanınır. En karanlık anlarda bile içindeki o saf iyiliği, umudu ve insani değerleri kaybetmeyen tek karakterdir. Grubun vicdanı olan Glenn, ilerleyen sezonlarda sadece bir kurye değil, grubun en kritik operasyonlarını yöneten dahi bir savaşçıya dönüşecektir.

Carol Peletier
Salgının ilk başlarında zalim ve şiddet uygulayan bir kocanın baskısı altında ezilen, sürekli ağlayan, korkak ve sadece küçük kızını hayatta tutmaya çalışan son derece zayıf bir ev kadınıdır. Ancak dünyanın sunduğu o korkunç trajediler ve yaşadığı akılalmaz evlat acısı, Carol'ın içindeki o ürkek kadını tamamen yok eder. Küllerinden doğarak öyle bir dönüşüm geçirir ki, grubun en soğukkanlı, en stratejik ve gerektiğinde ahlaki kuralları tamamen hiçe sayarak en acımasız kararları saniyeler içinde uygulayabilen en tehlikeli gizli silahı haline gelir. Dışarıdan bakıldığında hala o eski kurabiye pişiren zarif kadın maskesini takabilmesi, onun en büyük kamuflajıdır. Rick'in bile atmaya cesaret edemediği adımları grubun geleceği için atan, tam bir hayatta kalma dehasıdır.

Dale Horvath
Grubun en yaşlısı, en deneyimlisi ve salgının başından beri sakladığı o meşhur beyaz karavanıyla ekibin hem lojistik sığınağı hem de toplanma merkezidir. Dale, salgın öncesinin getirdiği o hukuki, ahlaki ve medeni değerlerin yeni dünyada da yaşatılması gerektiğine körü körüne inanır. Herkesin hayatta kalmak için vahşileştiği, insan öldürmenin sıradanlaştığı o ilk dönemlerde, grubun adeta moral pusulası ve vicdanıdır. Rick'in kararlar alırken insanlığını kaybetmemesi için her zaman bir akıl hocası gibi davranır. "Eğer hayatta kalmak için ahlakımızı ve hukukumuzu feda edersek, dışarıdaki yürüyen ölülerden hiçbir farkımız kalmaz" felsefesiyle, dizinin en saygın ve unutulmaz sağduyu anıtıdır.

Carl Grimes
Rick ve Lori'nin salgının tam ortasında büyümek, çocukluğunu feda etmek zorunda kalan biricik oğludur. Akranları gibi okula gitmek, oyun oynamak yerine; silah kullanmayı, zombilerden kaçmayı ve en yakınlarının ölümlerine şahit olmayı öğrenir. Çocukluktan ergenliğe geçişi dünyanın en vahşi dönemine denk geldiği için iç dünyasında büyük bir sertleşme yaşar; hatta bir dönem acımasızlığa doğru kaymaya başlar. Babası Rick, onu korumaya çalışırken en çok onun içindeki o "insanlık" kırıntısını kurtarmak için savaşır. Yaşına göre katlandığı ağır travmalar, gözünün önünde çöken dünya ve sırtına binen sorumluluklarla yeni neslin en büyük hayatta kalma sembolüdür.

Maggie Greene
Salgın sonrası dış dünyadaki vahşetten habersiz, babası Hershel'ın kırsaldaki izole ve korunaklı çiftliğinde yaşayan, inatçı, gururlu ve oldukça güçlü bir çiftçi kızıdır. Rick ve grubunun yaralı bir şekilde çiftliklerine sığınmasıyla birlikte, dünyanın o çiğ ve korkunç gerçeğiyle sert bir şekilde yüzleşir. Glenn ile aralarında başlayan o temiz aşk, onun dünyasını tamamen değiştirir. Çiftliğin güvenli duvarları yıkıldıktan sonra Maggie, sadece korunan bir kadın olmaktan çıkar; eline silahı ve bıçağı alarak grubun en ön saftaki en amansız, gözü kara savaşçılarından birine dönüşür. İlerleyen sezonlarda yaşadığı devasa kayıplar onu çökertmek yerine daha da biler ve toplulukları yönetebilecek vizyona sahip, sarsılmaz bir lider haline getirir.
Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!