Şrek
HİKÂYESİ
Uzak bir diyardaki pis ve çamurlu bataklığında, insanların kendisinden korkmasından beslenerek son derece mutlu ve yalnız bir hayat süren Shrek, tüm yeşil devlerin aksine aslında kendi halinde, barışçıl biridir. Ancak onun bu sarsılmaz konfor alanı, Duloc Krallığı'nın acımasız ve boyca kısa hükümdarı Lord Farquaad’ın ülkedeki tüm peri masalı yaratıklarını (Pinokyo, Üç Yavru Domuz, Pamuk Prenses) yakalatıp Shrek’in bataklığına sürgün etmesiyle darmadağın olur. Evini bu gürültülü ve sinsi kalabalıktan temizlemek isteyen Shrek, peşine takılan ve asla susmak bilmeyen siber geveze Eşek ile birlikte hakkını aramak için Lord Farquaad’ın sarayına doğru lojistik bir yolculuğa çıkar. Lord Farquaad, Shrek’e bataklığın tapusunu geri vermek için akılalmaz bir şart koşar: Shrek, lavlarla kaplı bir kalede, ateş püskürten devasa bir ejderha tarafından korunan güzeller güzeli Prenses Fiona’yı kurtarıp krallığa getirmek zorundadır. Tek derdi yalnızlığına geri dönmek olan Shrek, Eşek ile birlikte bu ölümcül kurtarma operasyonuna giriştiğinde; dış görünüşün, toplumsal önyargıların ve aşkın gerçek lojistik formülü üzerine kurulu hem kahkahalarla dolu hem de felsefi bir büyüme hikayesinin tam merkezine düşecektir.

KARAKTERLER

Shrek
Hikayenin merkezindeki, devasa cüsseli, katmanlı bir soğan gibi içi açıldıkça bambaşka bir ruh barındıran, huysuz ama altın kalpli yeşil bir devdir. İnsanların onu bir canavar olarak görmesine alışmış ve kendini dış dünyaya tamamen kapatmıştır. Eşek’in o bitmek bilmeyen samimiyeti ve Fiona ile kurduğu o psikolojik bağ sayesinde içindeki o sevecen insanı keşfeder. Kriz anlarındaki o muazzam kas gücü, çiğ gücü ve sarsılmaz soğukkanlılığıyla operasyonun asıl vizyoner lideri ve yıkıcı motorudur.

Eşek
Shrek’in peşine kazara takılan, saniyede yüz kelime konuşma yeteneğine sahip, dünyadaki en saf ve sadık hayvandır. Shrek’in tüm o korkutucu dev görüntüsüne ve onu sürekli başından savmaya çalışmasına asla alınmaz, onun içindeki o temiz kalbi ilk fark eden ve ona "arkadaşım" diyen yegane canlıdır. Tehlikeli anlardaki o absürt şans faktörü, ejderhayla kurduğu o akılalmaz duygusal lojistik bağ ve bitmek bilmeyen enerjisiyle ekibin asıl neşesi, vicdan pusulası ve aksiyon motorudur.

Prenses Fiona
Yüksek bir kulenin tepesinde, kendisini kurtaracak karizmatik ve yakışıklı beyaz atlı prensi bekleyerek yıllarını geçirmiş, dışarıdan bakıldığında son derece narin görünen bir krallık prensesidir. Ancak kendisini kurtarmaya gelenin bir dev olduğunu gördüğünde o kibirli peri masalı maskesi parçalanır. Sanılanın aksine dövüş sanatlarında tam bir deha olan, yeri geldiğinde haydutları darmadağın edebilen ve geceleri sakladığı o sinsi, gizemli lojistik lanetiyle filmin asıl ahlaki merkezi ve korunması gereken kilit kalesidir.

Lord Farquaad
Duloc Krallığı'nı demir yumrukla yöneten, aşırı kısa boylu, kibirli ve narsist bir hükümdardır. Tamamen kusursuz, steril ve kurallarla dolu bir dünya yaratmak ister; bu yüzden tüm masal yaratıklarını evlerinden sürgün etmiştir. Gerçek bir kral olabilmek için bir prensesle evlenmek zorundadır ama o tehlikeli kaleye kendisi gitmek yerine Shrek’i bir kukla gibi kullanmayı seçer. Sinsi planları ve acımasız kurumsal düzeniyle ekibin karşısına çıkan en resmi, en organize ve en büyük trajik komik karanlık tehdittir.
Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yap!